Ana içeriğe atla

Subat Ayı Mini Playlisti

 Dün geceki Brit Awards' dan sonra farkına vardım ki şubat ayında dinlediklerimi listelemeyi epey ertelemişim. Öncelikle dün gecenin en çok konuşulan iki konusuna değinmek istiyorum. Birincisi, En İyi İngiliz Erkek Sanatçı ödülünü David Bowie' nin görevlendirmesiyle Bowie'nin Ziggy Stardust kostümü içinde, Bowie' nin mesajlarıyla Kate Moss aldı. Çünkü herkesin bildiği gibi Bowie böyle şeyler için çok fazla cool'du. O zaman çağımızın en cool müzik insanı David Bowie'nin geçtiğimiz yıl çıkan son albümü  The Next Day' den  The Stars (Are Out Tonight) ile başlıyorum listeme. 

         Gecenin bir diğer ve asıl olayı ise En İyi İngiliz Topluluk  ve Master Card Yılın En İyi İngiliz Albümü ödüllerini alan Arctic Monkeys' in geceye damgalarını R U Mine? performanslarından daha çok Alex Turner' ın ödül konuşmasıyla vurmaları oldu. Yılın En iyi İngiliz Albümü ödülünü kucakladıktan sonra Turner ''That rock 'n roll, ehh? It will never die. And there is nothing you can do about it. '' sözlerinin ardından ''Thank you very fu- much for this... invoice me for the microphone if you need to. '' deyip mikrofonu olduğu gibi yere bıraktı. Konuşmasını ve tavrını harika, kaba, yapay ya da uçuk olarak yorumlayanlar var. Benim en sevdiğim yorum ise - Alex Turner, Why'd you only win Brits when you're high? - oldu. Bu kadar Turner'dan bahsetmişken 'Submarine' filmi için yaptığı soundtracklerinden It's hard to get around the wind 'ı listeye ekleyip devam ediyorum.




        Britanya'dan yeterince bahsettiğime göre dümeni biraz yukarıya İzlanda' ya doğru kırabilirim. Dün nihayet izleyebilme fırsatını bulduğum 'Heima'  Sigur Rós tarafından yapılmış olan bir film. Grubun sözcüklere sığdıramayacağım müziklerinin İzlanda'nın doğasıyla inanılmaz bir bütünlükte oluşunu izleyip büyülenmemek elde değil. Tadımlık olarak Heysatan 'ı öne sürüp izlememiş olanlarınız için filmin kapısını biraz aralayacağım.


       İzlanda' dan aşağı doğru sürüklenip İspanya' da bir limanda duruyorum ve bu ayın asıl şarkısı  Manu Chao' dan El Contragolpe 'ye geliyorum. Linkte şarkının canlı performans kaydı bulunuyor. İlk kez bu kaydını dinleyip sevdiğimden midir bilmem ama albüm versiyonu yerine bunu vermek istedim. Kendisini canlı olarak dinleyeceğim günleri hayal ediyorum bir de adımı duysa ne tepki vereceğini.

    
      Son şarkım için İspanya' dan Arjantin'e geçiyorum. Listeyi tekrardan dinginleştirip  Atahualpa Yupanqui' nin baba kucağı gibi saran sesine bırakıyorum kendimi. Her 'Al qu se va par el mundo' deyişinde bir teselli ediliyormuş hissine kapıldığım El Arbol Que Tu Olvidaste bu ay kendimi tekrar tekrar dinlemekten alıkoyamadığım bir güzellikte.


   


   


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ocak Ayı Mini Playlisti

                                                                                                                               RIP David Bowie Conner Youngblood - Stockholm   alt-J - Arrival in Nara Youmna Saba - Al Hitan David Bowie - Lazarus Tame Impala - Let It Happen

Ocak Ayı Mini Playlisti

İngiltere'den ne geldi de yemedik? Müzik konusunda da üzerinde güneş batmayan topraklardan ocak ayı playlistime şıp diye düşen gencecik Disclosure ikilisinin 'You & Me' parçasıyla son günlerde geliştirdiğim omuz dansım sayesinde kulunçlarımdan da kurtuldum! Hemen dinleyeyim diyenler için   buraya  . Birazdan listeye güzel kafasıyla girecek olan Alex Turner ve maymuşları 2013'ün ve kendilerinin en iyisi olan AM albümlerinin   Do i wanna know   i wanna be yours   are you mine?  gibi şarkılarıyla aylardır looptalar zaten. Düşünün artık ' Are you mine? ' ın klibindeki Alex tribiyle 'I wanna be your vacuum cleaner' diyebiliyorum. Neyse 'why'd you only call me when you're high' ı  listeye ayın ilk günlerinde Antalya'da çok söylememden dolayı alıyorum. Şarkıya hemen dadanmak isteyenler buraya  . Geldik listemizin güzel ablalarına.  CocoRosie ikilisinin enfes iki parçası da şüphesiz ocak ayı playlistlerine cuk oturanlardan.  i fe...

Haziran Ayı Mini Playlisti

Vampire Weekend 'in hayli sevdiğim iki albümünden birer parçayla giriş yapmak istiyorum. Öncelikle daha eski olan Contra albümlerinden dilinize pelesenk olacak böyle omuzları kaldırıp kaldırıp  'it was eighty one a aa o oo' derken şekilden şekle gireceğiniz  Diplomat's Son  ı önünüze atmakla kalmayıp, şu yağmurlu havalarda vitamin bar gibi ezgilere sahip bu şarkı ile resmen bir amme hizmeti veriyorum. Diğer şarkımız ise Modern Vampires Of The City adlı son albümlerinden şampanya patlatma arzusu uyandıran lyrics videosuyla ve 'şimdi tam olarak ne moda girmeliyim?' hissiyatıyla  Ya Hey . Hangi moda girmemiz gerektiği konusunda bizi hiç yormayacak parçamız  ise Vampire Weekend'in dünyalar absürdü/tatlısı solisti Ezra Koenig ile The Very Best 'den yine omuzlardan başlayıp bütün vücuda yayılacak hareket için bir alarm niteliğindeki  Warm Heart of Africa .  Geçen yaz çalışırken Pandora'dan yükselen herhangi bir Mumford and Sons  parçasın...